Kitap Önerileri

Yaşam 3.0

Max Tegmark

Şimdilerde artık bir şeyleri sistematik numaralarla ifade etmek yaygın bir eğilim haline geldi. Endüstri 4.0, Yaşam 3.0, Web 2.0, Toplum 5.0 vs gibi örnekler verebileceğim, ama artık her alana bulaşmış bir durum bu. Nedeniyse insanlığın gerçekleştirmiş olduğu gelişmeler. Çünkü gelişmeler fazlalaştıkça, onları ve geleceği anlamlandırmak için sınıflandırma çok önemli. Bu numaralarla yapılan sınıflandırma konusu da bu yüzden yapılıyor. Hatta çok fazla yaygınlaşması sebebiyle, etkisinin başarıya ulaştığını söyleyebiliriz. Çünkü geçmişi sınıflandırmanın yanında, içinde bulunduğumuz sevinin de sınırlarını detaylı bir şekilde çizebiliyoruz. Bunlar bize bir çok konuda öngörü, geçmişi değerlendirmede kolaylık gibi bir çok olumlu sonuçlar doğuruyor. O yüzden her şeyi -bir sıfır, iki sıfır, üç sıfır, dört sıfır- olarak isimlendirmek artık her alanda karşımıza çıkıyor. Anlaşılan o ki gelecekte de daha çok bu tür sınıflandırmadan bahsediyor olacağız.

Max Tegmark da bu kitabında yaşamın aşamalarını düşünmüş ve şu an bulunduğumuz aşamayı Yaşam 2.0 olarak değerlendirmiş. Geleceğimizin bulunduğu aşamayı ise Yaşam 3.0 olarak değerlendirerek, bu konuyu tartışmaya açmak istiyor. Bu kitabı, insanların bu kavramları, konuları algılaması ve düşünce üretmesi için yazmış. Kitabın adının altında yazan “Yapay Zekâ Çağında İnsan Olmak” cümlesi, aslında tartışmayı hangi konuyu temel alarak başlattığını gösteriyor.

Evet, anlaşıldığı gibi başlangıç noktası Yapay Zeka. Aslında Yapay Genel Zeka diyebiliriz. Çünkü insanların yapay zeka tanımına yönelttikleri tehlike ve korku yorumları Yapay Genel Zeka kavramını ortaya çıkarmıştır. Telefonunuzda kullandığınız asistan, kameranızda bulunan yazılım, internette arama yaparken size bazı şeyleri kolaylaştıran algoritmalar, yapay zekadır. Ancak insanlar -yapay zeka konusunda endişesi olanlar- yapay zekayı bu konularda tehlikeli görmezler.

Tehlikeli gördükleri konu Yapay Zekanın insan kadar beceri kazanması ve bunu insanlığın aleyhinde kullanabilme ihtimalinin olmasıdır. Bu yüzden insan seviyesinde beceriye sahip yapay zekaya, Yapay Genel Zeka denilerek fark olduğu ortaya konulmuş. Tabii bir insan seviyesi belirtildiyse, bunun da ötesine geçilmesi söz konusudur. Yani İnsanüstü Yapay Zeka gibi bir kavram mevcuttur. Sonuçta ilerleme seviye seviye olacaktır. Önce insan seviyesine ulaşan Yapay Zeka, sonra İnsanüstü Yapay Zeka olacaktır. İşte bu konulardaki endişeler hakkında sorular ve düşüncelerle başlıyor kitap. Sonuçta kimse telefonundaki asistanın konuşmasından ya da sorusunu cevaplamasından korkmaz. Ancak bir cihazın konuşabiliyor ve algılıyor oluşu gibi beceriye sahip olması, bu durumun ileri aşamasında insanlık için tehlike görülebilir.

Bunlar insanlığın zorunlu gündemidir. Bugün veya çok sonra bu konular konuşulmak zorunda kalacaktır. Ancak bilim adamlarının, mühendislerin veya çeşitli grupların anlaşamadı nokta Yapay Genel Zeka seviyesine ne zaman ulaşılacağıdır. Böyle bir soruyla başlıyor kitabına Max Tegmark.

“İnsanüstü Yapay Zeka’nın bu yüzyılda ortaya çıkacağına inanıyor musunuz?”

Yukarıda belirtilen anlaşmazlık da bu soru üstündedir. Kimleri 20-30 yılda bunların oacağı konusunda hemfikirken, aynı büyüklükteki başka grup ise bu durumun, bu yüzyıl gerçekleşemeyeceği görüşünde. Max Tegmark da buna göre bir ayrım yaparak başlıyor kitabına. Çünkü bu önemli bir ayrım.

Max Tegmark İnsanüstü Yapay Zeka’nın bu yüzyıl gerçekleşeceğini düşünenler için bir kurgu hikayeyle başlıyor anlatımına. Bu kurgu hikaye, İnsanüstü Yapay Zeka gerçekleşince neler olabileceği ile ilgili bir senaryodur. Dolayısıyla Max Tegmark, aslında bu durum gerçekleştiğinde, nelerin olup olamayacağına dikkat çekmek istiyor. İnsanüstü Yapay Zeka’nın bu yüzyıl gerçekleşmeyeceğini düşünenler için ise direkt konuyu etraflıca tartışmaya başlıyor. Kitabın ilk bölümlerinde konuyla ilgili kavramlara yer veriliyor. Çünkü bu konuda bitmek bilmeyen tartışmaların çoğunluğu, kavram karmaşasından kaynaklanıyor. Bu yüzden yazar, kavramların hangi anlamda kullanıldıklarını belirtiyor ve bir karmaşa olmaması için cümle içinde kullanıldığı anlamları da açıklıyor.

Toplam 8 ana konudan oluşan kitap, her bir konuda önemli, irdelenmesi gereken alanları inceliyor. Maddenin zeka kazanması, gelecek 10000 yılda ne olabileceği, zeka patlaması, hedefler gibi Yapay Zeka alanında ilginç ve bir o kadarda ciddi konular üzerinde geniş tartışmalar yer alıyor. Bu tartışmaların amacı herkesin bir fikirde birleşmesi değil tabii ki, ancak yazar şunu önemsiyor; daha çok kişinin daha çok düşünce üretmesiyle, insanlığın yaşayacağı bu aşamaları daha sağlıklı katedebiliriz.

İyi okumalar dileriz.

 

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün