Akılcı Örnekler

Kadınlar Kötü Sürücü Müdür?

Akılcılık nedir? Akılcı nasıl düşünülür? Akılcılık, isminden de anlaşılacağı üzere aklın taraftarı olmaktır. Meseleleri olayları ya da herhangi bir şeyi aklın nesnel sonuçlarına göre yorumlamaktır.
İnsan duygusal bir canlıdır.

“İnsanlarla uğraşırken mantıksal canlılarla değil, duygusal canlılarla uğraştığınızı unutmayın”

diyor Dale Carnegie.

O yüzden insan üzerinde genelde duygusal kaynaklı düşünceler etkindir. Genelde bir düşünce oluştururken, ya da bir konu hakkında fikir yürütürken onları hayatımızda yaşadığımız deneyimlere göre oluştururuz. Ancak herhangi bir durumda oluşan gerçek, kendi hayat deneyimlerimizin ötesinde bir yerde olabilir. Bir konu hakkında sonuca varmak için, eğer gerçeği de istiyorsanız, kendi deneyimlerinizin ötesine geçmelisiniz.

Çünkü duygu kaynaklı düşünceler, görecelidir. Kişilerin kendisinde geçerlidir. Bu da insanların kendi kafasında, gerçekten bağımsız bir dünya yaratmasını olanak sağlar. Gerçekten uzaklaşmak isteyen için sorun yok. Peki ya gerçeği isteyen için? Gerçek neyse onu görmek isteyen için?

Hiç şüphesiz ülkemizin refah içerisinde ve gelişmiş bir seviyede olmasını istiyorsak gerçeğe sıkı sıkıya bağlı olmalıyız. Dünyanın gerçeklerinden kopuk bir şekilde kendi gerçeklerimizi oluşturmamız hiç bir işe yaramaz. İlerlemek için, medeniyet için gerçeği görmeliyiz. Gerçek, doğa, çevremiz, olan her şey olduğu gibi, olduğu haldedir.

Onları hiç bir şekilde değiştiremeyiz. O yüzden olanı, olduğu gibi görmek, gerçeklerle düşünce kurmak, zihin için, ilerleme için en iyi şeydir diyebiliriz.

Ülkemizde akılcılığın dibe vurmuş olduğunu üzülerek görüyorum. Duygusal düşünceler, her konuda kendi hayat tecrübesinden yola çıkarak düşünce oluşturmanın yaygınlığı, insanları gerçekten uzaklaştırıyor.

Ülkemizdeki hukukun, ekonominin, eğitimin, aklınıza ne gelirse bu halde olmasının sebebi, gerçekten uzaklaşmak, gerçeği görmemek, kendimize ait düşünceleri gerçek saymaktan ileri geliyor.

Ben de bunu üzülerek görmüş birisi olarak, akılcı düşünmenin nasıl olacağını anlatacak yazılar yazacağım. Umudum birilerinin bu yazıları okuyarak, akılcı düşünme yetisini sağlamlaştırması, hiç olmayanın akılcı düşünme yetisi kazanmasını sağlamaktır.

Bu yüzden akılcı düşünülmesi gerektiği halde, akılcılıktan uzak kalan örnekleri elimden geldiğince akılcı düşünülmesini sağlayacağım.

Bu konuda ilk olarak trafikte yapılan iyi ya da kötü sürüşün cinsiyet üzerine indirgenmesini ele alacağım.

Trafikte bazı kadınlar, sürüş konusunda kötü olabilir. Trafikte bunu deneyimleyen diğer erkek sürücüler için artık kadınların sürüşte yaptığı her kötü hamle, kadınların kötü birer sürücü olduğu üzerine yorumlanıyor.

Peki ya trafikte sürüş konusunda kötü olan erkekler? Trafikte bu kötü deneyimi yaşayanlar niye erkek cinsiyeti üzerine bir indirgeme veya varsayım yapmıyor?

Bu insanlık tarihinde kadının hep geri planda kalıp, son zamanlarda ‘normal’ yerini almasından doğan bir yadırgama mıdır?

Her ne olursa olsun bu durum ne mantıklı, ne akılcı bir çıkarımdır.

Trafikte olan kötü sürüşler, cinsiyet etkisi olmaksızın sürüş becerisine bakmaktadır. Sürüş becerisinin cinsiyet ile doğrudan bir bağlantısı yoktur. O yüzden trafikteki durumu cinsiyet konusu etrafında değerlendirmek akıl dışıdır.

Kadın ve erkek cinsi arasında, refleksler, hormonlar, vücut yapısı arasında farklılıklar bulabilir. Ancak bunlar sürüş becerisine doğrudan etki eden kavramlar değildirler.

Trafikte biri kötü bir sürüş gerçekleştiriyorsa, bu onun kötü sürüş becerisindedir. Sahip olduğu cinsiyetten değildir.

Trafikte sorunlu, yanlış veya kötü bir durum görüldüğünde şu sorular sorulabilir?

Bu durumun sebebi nedir? Sürüş becerisi iyi mi kötü mü? Sürüş becerisini kötü yapan etkenler neler olabilir? Sürüş becerisi iyi olduğu halde anlık yanlış bir davranış sergilemiş olabilir mi?

Bu veya bunun gibi sorular sorulup cevaplandığında, oluşacak çıkarım hiç bir zaman cinsiyet genelinde olmayacaktır.

Çünkü sürüş becerisi, cinsiyetle alakalı bir durum değildir. Ülkemizde kadınların daha az sayıda ehliyete sahip olması, erkek sürücüler için göze batan bir etken ‘sayılmaktadır’.

Ancak duygusal düşünceyi, veya yaşam tecrübesinden yararlanılarak oluşturulan düşünceyi bırakarak akılcı düşünürseniz, gözünüze böyle bir durum anormal gelmeyecektir.

Böylelikle kötü bir sürüş, trafikte yanlış bir hamle gördüğünüzde, bunun neden olduğunu, o kişinin sürüş becerisinin niye kötü olduğunu düşünebilirsiniz.

Görüldüğü gibi kadınlar kötü sürücüdür gibi ‘kötü ve mantıksız’ bir ön yargı gereksizdir. Gereksiz olduğu gibi beynin akıl ve mantık bölümünün ürünü değildir.

 

 

 

Etiketler

2 Yorum

  1. İbrahim Çapar, anlatım bozukluğunu geçtim böyle bir kompozisyonda ana fikire bağlandığın kadınların araç sürmesi konusunda anlama bozukluğu bile yaratmamışsın, zevkle okudum kalemine bir daha hayran kaldım, eline koluna sağlık.
    Yazılarının ve başarılarının devamı dileğiyle, esen kal.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün